Kapıda Paltonuzu Alan Kız

Sürekli sosyal basamakları çıkmak isteyen kişilerin her çıktıkları basamakta geride kalanlara ihtiyaçları var. Her ‘kazanan’ın, matematiksel bir hesapla, kaç tane kaybedene ihtiyacı var?

Kapıda paltonuzu alan ve sizlere imrenerek bakmasına çok ihtiyacınız olan kızdan kaç tane olması lazım, sizin kendinizi ‘başarmış’ biri olarak görmeniz için? Başka bir deyişle, kaç kere paltonuzu hiç göz göze gelmeden bir kıza teslim etmeniz lazım, ve konuşmamanız lazım, artık bunun kanıksanması için? Kanıtlanması için? Başarmanız için, başardığınızı unutmanız ve sanki bir geçmişiniz yokmuş gibi yapmanız için?

Siz o kızı hep görmezden gelirsiniz. Görünürde böyledir bu. Göz göze gelmez, gerekmedikçe konuşmaz, konuştukça azarlarsınız. Ama farkında mısınız ki, bütün varoluşunuz o kıza bağlıdır? O kız olmasa ne şöförünüz, sekreteriniz, baristanız, garsonunuz olur. O kız size bir ömür boyu hizmet eder, ve siz de bu sayede ‘kral’ olursunuz.

Kapında kul var Sultandan içeru – Yunus Emre

Yani Sultan olmak istiyorsunuz da, Sultanlık nasıl bir statüdür? Kulları olmasa, Sultan kimdir, nedir? Kral nedir, kimdir; emrindekiler olmasa?

Hakkınız olduğuna emin olduğunuz o hedeflere ulaşmak için çıktığınız basamaklar o vestiyerdeki kızlardan oluşur. Bu basamaklardan oluşan küresel merdivenin dokusudur o kızlar. Evlerinizin duvar kağıdı o kızdan imal edilmiştir.

O kızdan nefret ettiğinizi söylemek için biraz erken olabilir. Ama söyleyeceğim. O kızı hep aşmak istersiniz, o kızdan üstünlüğünüz onaylansın, sorgulanmasın, sabit olsun istersiniz ama, bir yandan da aldığınız bütün yolun ve başarılarınızın görüleceği aynadır da o kız. Yani o kız olmadan başarılı olamaz, başarılı olunca da arada bir mecbur olduğunuz vicdan muhasebesini o kız olmadan yapamazsınız. O kızın size ihtiyacı profesyonelcedir, bir müşterisinizdir siz, mesele kişisel değildir. Ama sizin onunla ilişkiniz kişiseldir.

İşte bu yüzden nefret edersiniz. Hem kendi sıradan bağımlılığınızı, çaresiz mecburiyetinizi görmek istemezsiniz, tahammülünüz yoktur insani bir ilişki kurmaya, ama hem de öte yandan o olmazsa kime hava atacaksınız, kim sizi varlığıyla bile olsa sadece, pohpohlayacak, evinizin lüksü, arabanız, paltonuz diye imrenecek? O imrenmese bile siz eminsinizdir imrendiğine, öyle ya, siz bu kadar başarılısınız, insanları tanımasanız, hayatı çözmeseniz nasıl başarırdınız? Tabi ki siz onun ciğerini bilirsiniz.

Ona paranızdan, çocuğunuzdan, başarınızdan çok ihtiyacınız vardır. Çalımladığınız adam sayısı, attığınız gol sayısı aslında kapıda paltonuzu alan kız sayısıyla ölçülür. Ve o kızların asla tükenmemesi gerekir, sürekli de yenilerine ihtiyaç duyarsınız, kolay eskiyen, tükenen bir açlıktır sizinki çünkü.

***

Paltonuz sizi her türlü hava şartında koruyacaktır. Dilerseniz kendinizi kapatıp iç dünyanıza da kaçabilirsiniz. Ne de olsa büyük bir krallığınız var, paltonuzun içinde bütün beklenmedik başarılarınızı ve hesaplı arzularınızı sayarak, gerçekleştirdiklerinizle kendi mağduriyetinizi sıvazlayabilirsiniz. O değerli paltoyu teslim ettiğiniz kızın suratında her gün kendinizi görmek zor iştir, bilirim, ama siz hep zor işlerin adamı oldunuz.

Bunu unutmayın.

 

 

 

 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s