Ne Satıyorsan O’sun!

Yozlaşma sistemden gelir.

Oyunu gördün mü?

Herkesin değer verdiği şeyler var. İnsanlar iktidar meselesini aşamadığı için, demokrasi olmadığı için, kendi değerleri en üstün olsun ister, her yerde görülsün ister, kabul edilsin ister. Yani en çok kim bir şeyi istiyorsa, o satar. Bugün sistemin işlemesi çocuk üzerinden, aile üzerinden, uzun ve sağlıklı yaşamak üzerinden dönüyorsa, bu hem sisteme yaradığı içindir, hem de insanlar o noktadadır, onları istiyordur ve düşünüyordur. Bunlar birbirini besler, birey ve sistem.

Ama eğer bir gün mesela veganlar toplumun %80’ini oluşturacak olsa, ya da bugün çok daha marjinal olan başka bir tercih ve eğilim çoğunluk haline gelse, toplumda karşılık bulsa ve toplumu dönüştürse, büyük şirketler, devletler, reklam ajansları, o yeni eğilimlerin ne kadar müthiş, duyarlı, dahiyane olduğunu ‘birdenbire keşfederler’, anında ‘uyanırlar’ ve etraf o yeni eğilimi öven birçok statükocu adamla ve beylik laflarıyla dolar.

Demem o ki Nike gibi, Apple gibi, Vietnamlı, Endonezyalı ya da her ne haltsa, adını ancak korkunç haberlerde duyduğunuz zaman kendinizi şanslı hissettiğiniz o vicdan yastığı ülkelerin 12 yaşında çocuklarını, günlüğü $1 bile etmeyen ücretlere çalıştıran markalarının “KADIN HAKLARI” reklamlarına boyun eğmeyin. Daha doğrusu, bu numaraları yemeyin. Ukalalık mı ediyorum? Siz bilirsiniz. Bugün kadın hakları çünkü 8 Mart yeni geçti, yarın çocuk hakları, bir yandan Steve Jobs’un dehası, bir yandan hayvan hakları öyle mi?

Sistem, ne kadar çok kişiye ne satabilirse odur.

Ne satıyorsan O’sun!

Kime satıyorsan da onu kandırıyorsun! Kandırmadan satıyorsan, bu yaptığına devrimci bir eylem bile denebilir.

Bu bağlamda, ana akımın en büyük kandırmaca olduğunu söylemekte sakınca görmüyorum.

En eski, köklü, saygın değerleri, ahlaklı ve erdemli davranışları ve hayat tarzlarını savunanlar, muhafazakar olanlar ve onu savunanlar, yarın rüzgar tam tersi tarafa dönse uyum sağlarlar. Satıcılar çoğunluktur, alıcılar da çoğunluktur. Bir oyun oyanıyor, oyunu gördün mü?

Değerlerin ne olduğuna bireyler kendi adlarına karar verir. Ve kendi yaşamlarında uygularlar. Ama çoğunluk olmanın gücünü isteyerek kendinden vazgeçmiş, bunun öfkesini ve suçluluğunu unutmak için de her gün pohpohlanmaya ve yama yapılmasına ihtiyaç duyan üzücü durumdaki kişiler, sisteme bir şekilde kızsalar da kahretseler de aynı anda bel bağlamış durumdadırlar.

Sistem de onları çok güzel kullanır. Kullanmak isteyenler sistemi kullanır diyelim yani, ne dersiniz? Sizin bugün değer verdiğiniz, ama kişisel olarak yüklemediğiniz, “Herkes için önemli” şeyler, her zaman bir modadır, aile de bir modadır, çocuk da, sağlıklı yaşam da, uzun ömür de… Modası geçtiğinde siz içinizde yaşatamazsınız, yaşatamayacaksınız, çünkü çoğunluğun tatlı baskısı ile içinize almıştınız, size destek olanlar sizden vazgeçerse nasıl ayakta duracaksınız?

Bugünün değerleri yarının retrosu, bugünün marjinali yarının ana akımı, bugünün modası yarının günahı olabilir, olacak da.

Ne satıyor, ederi kaç?

Oyunu gördün mü?

Ne satıyorsan O’sun!

Aynı zamanda, ne satın alıyorsan da O’sun!

 

 

 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s